Şifonyer, yatak odasında yalnızca kıyafetlerin, kişisel eşyaların ve tekstil ürünlerinin saklandığı bir depolama mobilyası değildir. Doğru şekilde dekore edildiğinde odanın tarzını tamamlayan güçlü bir odak noktasına dönüşebilir. Şifonyer üstü dekorasyonu yapılırken seçilecek ayna, aydınlatma, dekoratif obje ve günlük kullanım ürünlerinin hem birbiriyle hem de mobilyanın ölçüleriyle uyumlu olması gerekir. Gelişigüzel yerleştirilen çok sayıda aksesuar, kullanışlı bir yüzeyi kısa sürede dağınık gösterebilir. Buna karşılık doğru oranlara sahip birkaç parça, sade bir şifonyeri bile daha dengeli ve özenli gösterebilir.
Dekorasyona başlamadan önce şifonyerin genişliği, yüksekliği, rengi ve bulunduğu duvarın boşluk oranı değerlendirilmelidir. Mobilyanın yüzeyi tamamen doldurulmamalı; çekmecelerin rahat açılması, günlük eşyaların kolayca alınabilmesi ve yüzeyin temizlenebilmesi için yeterli boşluk bırakılmalıdır. Özellikle parfüm, takı, saat, anahtar ve bakım ürünleri gibi sık kullanılan eşyalar dekoratif tepsi veya küçük düzenleyiciler içerisinde bir arada tutulabilir.
Henüz odanıza uygun modeli belirlemediyseniz farklı genişlik, renk ve çekmece seçeneklerini bir arada görmek için Midoser’in şifonyer modellerini inceleyebilirsiniz. Dekorasyonun başarılı görünmesi, yalnızca kullanılan aksesuarlara değil, seçilen mobilyanın oda içerisindeki ölçü ve renk dengesine de bağlıdır.
Şifonyer Üstü Dekorasyonuna Başlamadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?
Şifonyer üstü dekorasyonunun düzenli ve uzun süre kullanılabilir olması için işe aksesuar satın alarak değil, alanı analiz ederek başlamak gerekir. İlk olarak şifonyerin genişliği ve derinliği ölçülmelidir. Yüzeyin tamamını dekoratif ürünlerle kaplamak, ilk bakışta zengin bir görünüm oluştursa da günlük kullanım sırasında karışıklığa neden olabilir. İdeal bir düzenlemede şifonyer yüzeyinin yaklaşık üçte biri boş bırakılabilir. Bu boşluk; telefon, kitap, gözlük veya günlük bakım ürünleri gibi geçici olarak bırakılan eşyalar için hareket alanı sağlar.
Şifonyerin yüksekliği de kullanılacak aksesuarların boyutunu etkiler. Yüksek bir şifonyerin üzerine çok uzun vazolar, büyük masa lambaları veya hacimli bitkiler yerleştirildiğinde oda olduğundan daha sıkışık görünebilir. Daha alçak modellerde ise orta boy bir ayna, uzun bir vazo ya da dikey formlu bir abajur kullanılarak duvar yüksekliği dengelenebilir. Şifonyerin üstündeki duvar tamamen boşsa dekorasyonun ana parçası olarak ayna, tablo veya çerçeveli bir baskı tercih edilebilir. Duvarın üzerinde raf, aplik ya da başka bir sabit unsur bulunuyorsa daha küçük ve yatay aksesuarlar seçmek daha doğru olur.
Renk uyumu oluştururken her parçanın mobilyayla aynı renkte olması gerekmez. Önemli olan, oda içerisinde tekrar eden iki veya üç ana ton belirlemektir. Beyaz bir şifonyerin üzerinde açık ahşap, bej, taş rengi ve yumuşak yeşil aksesuarlar doğal bir görünüm oluşturabilir. Ceviz detaylı bir modelde ise krem seramikler, füme cam objeler ve sıcak metal tonları kullanılabilir. Şifonyerin sade yüzeyi, odadaki baskın renkleri dengelemek için iyi bir zemin sunar. Örneğin mat beyaz tasarıma sahip Duru Beyaz 4 Çekmeceli Şifonyer, farklı dekorasyon renklerine kolayca uyarlanabilecek nötr bir seçenektir.
Dekorasyonda simetri kullanmak zorunlu değildir. Kusursuz biçimde eşleştirilmiş objeler daha klasik ve düzenli bir atmosfer yaratırken asimetrik yerleşimler daha modern ve doğal görünebilir. Asimetrik bir düzen oluşturmak için bir tarafta uzun bir vazo veya masa lambası, diğer tarafta daha alçak bir tepsi ve birkaç kitap kullanılabilir. Burada temel amaç, iki tarafın aynı görünmesi değil, görsel ağırlıklarının dengeli olmasıdır.
Şifonyerin kullanım amacı da dekorasyon kararlarını belirlemelidir. Mobilya aynı zamanda kişisel bakım alanı olarak kullanılacaksa ayna, takı kutusu, parfüm tepsisi ve küçük bir aydınlatma öncelikli olabilir. Yalnızca depolama amacıyla kullanılan bir şifonyerde ise tablo, bitki ve dekoratif kitaplardan oluşan daha sade bir düzen kurulabilir. Bebek odasında kullanılan modellerde kırılabilir cam objelerden, sivri köşeli aksesuarlardan ve kolayca devrilebilecek büyük aynalardan uzak durulmalıdır. Yatak odasında ise gece hareket ederken çarpılabilecek veya düşebilecek parçaların yüzey kenarlarına yerleştirilmemesi gerekir.
Pratik kullanım için aksesuarların altına keçe koruyucular eklenebilir. Böylece mobilya yüzeyinde çizilme ve iz oluşma riski azaltılır. Saksı kullanılacaksa su sızdırmayan bir dış kap tercih edilmeli ve altına koruyucu tabla yerleştirilmelidir. Parfüm, kolonya veya kozmetik ürünleri yüzeye doğrudan koymak yerine bir tepsi içerisinde toplamak, hem düzeni korur hem de olası sıvı lekelerinin geniş bir alana yayılmasını önler. Başarılı bir şifonyer dekorasyonu, yalnızca güzel görünen değil, odanın günlük düzenini kolaylaştıran bir yerleşim sunmalıdır.
Şifonyer Üstüne Ayna Nasıl Seçilir ve Yerleştirilir?
Şifonyer üstü dekorasyonunda en fazla dikkat çeken parça genellikle aynadır. Ayna, duvar yüzeyini değerlendirmenin yanı sıra ışığı yansıtarak odanın daha ferah ve aydınlık görünmesine yardımcı olur. Ancak seçilecek modelin ölçüsü, biçimi ve yerleşim yüksekliği şifonyerle uyumlu değilse dekorasyonun dengesi bozulabilir. Bu nedenle ayna seçiminde yalnızca tasarıma değil, mobilyanın genişliği ve odanın kullanım düzenine de dikkat edilmelidir.
Genel bir görsel denge oluşturmak için aynanın genişliği, şifonyer genişliğini geçmemelidir. Çoğu yerleşimde şifonyer genişliğinin yaklaşık üçte ikisi büyüklüğündeki aynalar dengeli bir görünüm sağlar. Örneğin 90 cm genişliğindeki bir şifonyerin üzerinde yaklaşık 55–65 cm genişliğe sahip yuvarlak veya oval bir ayna kullanılabilir. Bu oran kesin bir kural değildir; aynanın çerçevesi, duvarın genişliği ve çevresindeki aksesuarlar da değerlendirilmelidir. Büyük bir ayna kullanılacaksa şifonyer üstündeki aksesuar sayısı azaltılarak yüzeyin kalabalıklaşması önlenebilir.
Aynanın alt kenarı ile şifonyer yüzeyi arasında genellikle 15–25 cm boşluk bırakılması, iki parçanın birbiriyle bağlantılı görünmesine yardımcı olur. Ayna gereğinden fazla yükseğe asıldığında şifonyerden kopuk ve rastgele yerleştirilmiş gibi görünebilir. Çok aşağıda konumlandırıldığında ise yüzeydeki vazolar, parfüm şişeleri veya aydınlatmalar aynanın önünü kapatabilir. Aynanın kullanım amacı da yüksekliği etkiler. Ayna yalnızca dekoratif amaçla kullanılacaksa görsel dengeye göre konumlandırılabilir. Saç ve kişisel bakım sırasında kullanılacaksa evdeki kullanıcıların boyları göz önünde bulundurulmalıdır.
Yuvarlak aynalar, çekmeceli mobilyaların yatay ve köşeli çizgilerini yumuşatır. Özellikle modern, İskandinav ve doğal dekorasyon tarzlarında sık kullanılan bu form, sade bir şifonyere hareket kazandırabilir. Oval aynalar hem dikey etki oluşturur hem de daha zarif bir görünüm sunar. Dikdörtgen aynalar ise düzenli, klasik ve net çizgileri sevenler için uygundur. İnce çerçeveli modeller modern bir etki yaratırken ahşap çerçeveli aynalar daha sıcak ve doğal bir atmosfer oluşturur. Metal çerçevelerde siyah, bronz, pirinç veya mat altın tonları odadaki diğer kulp ve aydınlatma detaylarıyla eşleştirilebilir.
Beyaz ve açık ceviz birlikteliği bulunan bir mobilya kullanılacaksa aynanın çerçevesinde açık ahşap tonlarına yer verilebilir. Örneğin 90 cm genişlik ve 85 cm yüksekliğe sahip Nisan Beyaz-Açık Ceviz 4 Çekmeceli Şifonyer, yuvarlak açık ahşap çerçeveli bir ayna ve krem seramik aksesuarlarla tamamlanabilir. Böyle bir yerleşimde mobilyadaki ahşap tonu aynanın çerçevesinde tekrar edilerek daha bütünlüklü bir görünüm elde edilir.
Ayna duvara sabitlenecekse duvarın yapısına uygun vida, dübel ve askı aparatları kullanılmalıdır. Büyük ve ağır aynalar yalnızca mobilyaya yaslanmamalıdır. Yaslanmış ayna görünümü dekoratif açıdan modern olsa da güvenlik için aynanın üst bölümünün duvara sabitlenmesi gerekir. Özellikle çocukların ve evcil hayvanların bulunduğu evlerde sabitleme konusu estetikten önce düşünülmelidir. Aynanın karşısında doğrudan yatak bulunuyorsa kullanıcıların konforu da değerlendirilmelidir. Bazı kişiler uyku alanının aynaya yansımasından rahatsız olabilir. Bu durumda ayna hafif yana kaydırılabilir ya da daha küçük bir model tercih edilebilir.
Şifonyer iki pencere arasında bulunuyorsa ayna, gelen doğal ışığı odaya dağıtacak biçimde konumlandırılabilir. Ancak çok güçlü güneş alan bir duvarda ayna yansımasının rahatsız edici olup olmadığı günün farklı saatlerinde kontrol edilmelidir. Aynanın karşısında dağınık bir alanın bulunması, dekorasyonu olduğundan daha kalabalık gösterebilir. Bu nedenle yalnızca aynanın kendisi değil, yansıtacağı görüntü de tasarımın bir parçası olarak düşünülmelidir.
Şifonyer Üstünde Hangi Aksesuarlar Kullanılabilir?
Şifonyer üstünde kullanılacak aksesuarlar, mobilyanın dekoratif görünümünü güçlendirirken günlük düzeni de desteklemelidir. Her beğenilen objeyi aynı yüzeye yerleştirmek yerine, işlevi ve görsel etkisi bulunan sınırlı sayıda parça seçmek daha başarılı sonuç verir. Kullanılabilecek temel parçalar arasında dekoratif tepsiler, masa lambaları, seramik vazolar, bitkiler, mumlar, kitaplar, çerçeveler, takı kutuları ve küçük heykelsi objeler bulunur.
Dekoratif tepsi, şifonyer üstündeki küçük ürünleri bir arada tutmanın en kolay yollarından biridir. Parfümler, kremler, saatler ve takılar farklı noktalara dağıldığında yüzey dağınık görünür. Aynı ürünler ahşap, metal, mermer görünümlü veya seramik bir tepsi içerisinde toplandığında düzenli bir kompozisyona dönüşür. Tepsi seçerken yüzeyin derinliği dikkate alınmalı ve çekmeceleri kullanırken engel oluşturmayacak bir model tercih edilmelidir. Tepsinin içerisinde farklı yüksekliklerde üç veya beş parça kullanmak, düz bir sıralamaya göre daha doğal görünür.
Masa lambası veya abajur, şifonyer dekorasyonuna hem yükseklik hem de sıcak bir ışık katmanı ekler. Odanın genel tavan aydınlatmasına ek olarak kullanılan yumuşak ışık, özellikle akşam saatlerinde daha sakin bir atmosfer oluşturur. Şifonyerin bir tarafına orta boy bir lamba yerleştirildiğinde diğer tarafta daha alçak objeler kullanılarak asimetrik denge kurulabilir. İki aynı lamba ise geniş bir şifonyerin üzerinde klasik ve simetrik bir düzen oluşturabilir. Fakat yüzey küçükse iki lamba yerine tek bir model tercih etmek kullanım alanını korur.
Bitkiler, şifonyer üstüne renk ve canlılık kazandırır. Gün ışığı alan odalarda küçük yapraklı canlı bitkiler kullanılabilir. Yeterli ışık bulunmayan alanlarda kaliteli yapay bitkiler veya kuru dallar daha pratik olabilir. Çok geniş yapraklı bitkiler aynanın önünü kapatabileceği için saksı ve bitki boyutu birlikte değerlendirilmelidir. Doğal bir dekorasyonda açık renk seramik saksılar, ahşap tonlu mobilyalar ve keten dokular birlikte kullanılabilir. Saksı altına mutlaka su geçirmeyen bir koruyucu yerleştirilmelidir.
Kitaplar yalnızca okunmak için değil, diğer aksesuarların yüksekliğini ayarlamak için de kullanılabilir. Yatay şekilde üst üste yerleştirilen iki veya üç dekoratif kitap, küçük bir mumun ya da objenin daha görünür hâle gelmesini sağlar. Kitap kapaklarının renkleri odadaki tekstillerle uyumlu seçilebilir. Ancak çok sayıda kitap kullanmak yüzeyi ağır gösterebilir. Birkaç kitap, küçük bir obje ve vazo çoğu şifonyer için yeterli olacaktır.
Fotoğraf çerçeveleri dekorasyona kişisel bir dokunuş kazandırır. Birden fazla çerçeve kullanılacaksa boyutları farklı seçilmeli ancak çerçeve renkleri arasında uyum korunmalıdır. Çerçeveleri aynanın tam önüne sıralamak yerine bir kenarda hafifçe üst üste gelecek biçimde yerleştirmek daha doğal bir görünüm yaratabilir. Mum ve oda kokusu gibi ürünler de dekorasyona eklenebilir; fakat yanıcı ürünler perde, kuru bitki ve ahşap çerçevelerden uzak tutulmalıdır. Yanan mumlar gözetimsiz bırakılmamalıdır.
Kompakt bir yüzeyde az sayıda aksesuar kullanmak gerekiyorsa üçlü bir düzen uygulanabilir: bir ayna, bir orta boy vazo ve küçük bir dekoratif tepsi. Özellikle 80 cm genişliğindeki Lucas Beyaz 3 Çekmeceli Şifonyer gibi daha kompakt modellerin üzerinde bu tür sade kompozisyonlar yüzeyin kullanım alanını koruyabilir. Beyaz-ceviz birlikteliğini sevenler ise Lucas Beyaz Ceviz 3 Çekmeceli Şifonyer üzerinde ahşap çerçeveli ayna, kırık beyaz seramik ve amber cam aksesuarları bir arada değerlendirebilir.
Dekorasyon Tarzına Göre Şifonyer Üstü Düzenleme Fikirleri
Şifonyer üstü dekorasyonu, odanın genel tarzından bağımsız düşünülmemelidir. Modern bir yatak odasında çok süslü ve klasik aksesuarların kullanılması, mobilyalar arasında görsel kopukluk oluşturabilir. Benzer şekilde sıcak ahşap dokuların hâkim olduğu doğal bir odada yoğun parlak metal aksesuarlar sert bir kontrast yaratabilir. Bu nedenle şifonyerin üzerinde kullanılacak parçalar, odadaki yatak başlığı, perde, halı, gardırop ve aydınlatma elemanlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Modern dekorasyon için net çizgiler, sade renkler ve az sayıda aksesuar tercih edilebilir. İnce siyah çerçeveli yuvarlak bir ayna, mat yüzeyli bir masa lambası ve tek renk seramik vazo modern görünüm için yeterlidir. Yüzeyin büyük bölümünü boş bırakmak, modern dekorasyonun ferah etkisini güçlendirir. Parfüm ve kişisel eşyalar siyah veya füme cam bir tepsi içerisinde toplanabilir. Aksesuarlar tek sıra hâlinde dizilmemeli; farklı yükseklikler kullanılarak daha doğal bir kompozisyon kurulmalıdır.
İskandinav tarzında beyaz, açık ahşap, bej, açık gri ve yumuşak yeşil tonları öne çıkar. Açık ahşap çerçeveli yuvarlak ayna, keten başlıklı küçük bir abajur, sade seramik saksı ve birkaç dekoratif kitap bu görünümü destekler. Şifonyerin üstünde gereksiz süslemelere yer verilmez; kullanılan her parça sade ve işlevsel olmalıdır. Beyaz mobilyalar, doğal tonlardaki aksesuarlar için nötr bir zemin sunar.
Bohem dekorasyonda hasır, rattan, el yapımı seramik, kuru çiçek ve dokulu objeler birlikte kullanılabilir. Ancak bohem tarz, yüzeyin tamamen doldurulması anlamına gelmez. Hasır çerçeveli bir ayna, toprak tonlarında vazo ve küçük bir ahşap kutu yeterli olabilir. Farklı desenler kullanılacaksa renk paleti sınırlandırılmalıdır. Yeşil ve ceviz tonlarının daha karakterli birlikteliğini tercih edenler, Lucas Yeşil Ceviz 3 Çekmeceli Şifonyer üzerinde krem, bej ve doğal lifli aksesuarlarla daha sıcak bir kompozisyon oluşturabilir.
Klasik dekorasyonda simetri daha belirgin kullanılabilir. Dikdörtgen veya oval çerçeveli bir aynanın iki yanına eş boyutlu lambalar yerleştirilebilir. Ortada ise küçük bir çiçek aranjmanı veya dekoratif kutu bulunabilir. Pirinç, bronz ve eskitme metal detaylar klasik stile uyum sağlayabilir. Bununla birlikte çok fazla parlak yüzey kullanmak dekorasyonu ağırlaştırabilir. Metal detaylar, mat seramikler ve kumaş dokularla dengelenmelidir.
Romantik bir yatak odasında pudra, kırık beyaz, açık bej ve yumuşak pastel tonlar kullanılabilir. Oval ayna, ince çerçeveler, küçük çiçek aranjmanları ve zarif bir takı kutusu bu stile uygundur. Aksesuarların fazla küçük ve parçalı seçilmesi yüzeyi karışık gösterebilir. Bunun yerine birkaç orta ölçekli parçayla daha sakin bir kompozisyon kurulmalıdır.
Minimalist bir düzende ise yalnızca ihtiyaç duyulan ürünler görünür bırakılmalıdır. Duvara asılmış yalın bir ayna, tek bir vazo ve kapaklı küçük bir kutu yeterlidir. Kozmetik ürünleri ve kişisel eşyalar çekmecelerde saklanabilir. Şifonyerin depolama kapasitesi yetersiz kalıyorsa yüzeyi daha fazla kutuyla doldurmak yerine oda düzenini destekleyecek gardırop modelleri veya küçük eşyaların yatağa yakın tutulmasını sağlayan komodin seçenekleri değerlendirilebilir. Böylece dekoratif yüzey depolama alanına dönüşmeden düzenli kalır.
En sık yapılan dekorasyon hataları arasında şifonyerden daha geniş ayna kullanmak, tüm aksesuarları aynı boyda seçmek, yüzeyin tamamını doldurmak ve mobilyanın önünde yeterli hareket alanı bırakmamak bulunur. Çok fazla renk ve malzeme kullanmak da bütünlüğü zayıflatır. Dekorasyonu tamamladıktan sonra birkaç adım geriye çekilip kompozisyona karşıdan bakmak faydalıdır. Göz sürekli belirli bir köşeye yöneliyorsa o tarafta fazla görsel ağırlık bulunabilir. Bir objeyi kaldırmak veya diğer tarafa küçük bir parça eklemek dengeyi iyileştirebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şifonyer üstündeki ayna ne kadar büyük olmalıdır?
Şifonyer üstündeki aynanın ölçüsü belirlenirken mobilyanın genişliği, duvarın yüksekliği ve çevrede kullanılacak aksesuarların hacmi birlikte değerlendirilmelidir. Dengeli bir görünüm için aynanın şifonyerden daha geniş olmaması önerilir. Çoğu dekorasyonda aynanın genişliğinin şifonyer genişliğinin yaklaşık yüzde 60–75’i kadar olması uyumlu sonuç verir. Örneğin 90 cm genişliğindeki bir şifonyer üzerinde 55–65 cm genişliğinde yuvarlak veya oval bir ayna kullanılabilir. Bununla birlikte ince çerçeveli modeller daha hafif, kalın çerçeveli aynalar ise daha büyük ve baskın görünebilir. Bu nedenle yalnızca dış ölçüye değil, çerçevenin görsel ağırlığına da bakılmalıdır.
Aynanın alt kenarı ile şifonyer yüzeyi arasında yaklaşık 15–25 cm boşluk bırakılabilir. Yüzeyde uzun vazolar veya abajur kullanılacaksa mesafe biraz artırılabilir. Küçük bir odada büyük ayna ışığı çoğaltarak ferahlık sağlayabilir; ancak aynanın yansıttığı alanın düzenli olması önemlidir. Ağır aynalar uygun duvar aparatıyla sabitlenmeli, özellikle çocukların bulunduğu evlerde yalnızca şifonyere yaslanarak kullanılmamalıdır.
Şifonyer üstü dekorasyonunda kaç aksesuar kullanılmalıdır?
Kullanılması gereken aksesuar sayısı için herkesin uygulaması gereken kesin bir rakam bulunmaz. Doğru sayı, şifonyerin genişliğine ve aksesuarların boyutuna göre değişir. Bununla birlikte küçük ve orta boy şifonyerlerde üç ila beş ana parçadan oluşan düzenlemeler genellikle yeterli olur. Ayna kompozisyonun ana unsuruysa bir vazo, bir dekoratif tepsi, birkaç kitap ve küçük bir obje dengeli bir düzen oluşturabilir. Parfüm şişeleri gibi aynı işlevdeki küçük ürünler tek tek sayılmak yerine bir tepsi içinde grup hâlinde değerlendirilmelidir.
Buradaki temel ölçüt, yüzeyin ne kadarının kullanılabilir kaldığıdır. Şifonyerin tamamı aksesuarlarla dolduğunda günlük eşyaları bırakacak alan kalmaz ve temizlik zorlaşır. Bu nedenle yüzeyin yaklaşık üçte birini boş bırakmak faydalıdır. Farklı yüksekliklerde aksesuarlar seçmek, çok sayıda küçük obje kullanmaktan daha etkili olabilir. Dekorasyon tamamlandığında bir parçayı kaldırarak görünümü yeniden değerlendirmek de işe yarar. Kompozisyon daha ferah ve dengeli görünüyorsa o aksesuar gerekli değildir. Şifonyer dekorasyonunda sade ama bilinçli seçimler, kalabalık bir düzenlemeden genellikle daha güçlü sonuç verir.
Şifonyer üstünde canlı bitki kullanılabilir mi?
Şifonyer üstünde canlı bitki kullanılabilir ve doğru seçim yapıldığında odaya doğal renk, hareket ve sıcaklık kazandırır. Ancak bitkinin ışık ihtiyacı, büyüme biçimi ve sulama düzeni mobilyanın korunması açısından önemlidir. Şifonyer doğrudan gün ışığı almayan bir noktadaysa düşük ışığa uyum sağlayan küçük bitkiler tercih edilebilir. Bitkinin zamanla aynayı kapatacak veya yüzeyin dışına taşacak kadar büyüyüp büyümeyeceği de dikkate alınmalıdır. Geniş yapraklı ve hacimli türler küçük şifonyerleri sıkışık gösterebilir.
Saksının altında su sızdırmayan bir dış kap ve koruyucu tabla bulunmalıdır. Saksı doğrudan mobilya yüzeyine konulmamalıdır; sulama sonrasında oluşan nem, yüzeyde şişme, leke veya renk değişimine yol açabilir. Bitki sulanırken mümkünse saksı başka bir alana alınmalı ve dış yüzeyi tamamen kuruduktan sonra yerine konulmalıdır. Canlı bitki bakımının zor olduğu veya doğal ışığın yetersiz kaldığı odalarda kuru dallar, pamuk dalları ya da kaliteli yapay bitkiler kullanılabilir. Böylece benzer dekoratif etki, mobilya yüzeyinde nem riski oluşturmadan elde edilebilir.
Şifonyer üstü nasıl düzenli tutulur?
Şifonyer üstünü düzenli tutmanın en etkili yolu, yüzeyde yalnızca günlük kullanılan veya dekorasyona katkı sağlayan ürünlere yer vermektir. Parfüm, saat, takı ve bakım ürünleri gibi küçük eşyalar dekoratif bir tepsi içerisinde toplanabilir. Saç tokası, şarj kablosu ve makyaj malzemeleri gibi parçalar ise çekmece içi bölücülerle sınıflandırılmalıdır. Böylece ihtiyaç duyulan ürünlere hızlıca ulaşılırken şifonyer yüzeyinde sürekli bir eşya birikimi oluşmaz.
Her eşyanın sabit bir yeri olması düzenin korunmasını kolaylaştırır. Gün sonunda yüzeye bırakılan ürünlerin kendi alanlarına geri konulması birkaç dakikadan uzun sürmemelidir. Haftada bir kez yüzey tamamen boşaltılarak tozu alınabilir; bu işlem sırasında kullanılmayan objeler de ayıklanabilir. Dekoratif kutular tercih edilecekse içerikleri belirsiz çok sayıda kutu kullanmak yerine belirli bir amaca hizmet eden bir veya iki kapaklı model seçilmelidir.
Şifonyer yüzeyi sürekli doluyorsa sorun yalnızca dekorasyon olmayabilir; odanın genel depolama planı yetersiz kalıyor olabilir. Böyle bir durumda aksesuar sayısını azaltmak, çekmece içi düzenleyiciler kullanmak ve farklı eşya gruplarını uygun mobilyalara dağıtmak gerekir. Düzenli bir şifonyer üstü, az eşya kullanımından çok, her parçanın doğru yerde tutulmasıyla elde edilir.